
Sevginin hakikati tüm güzelliklerin, nimetlerin ve ihsanların kaynağı olan Hak Teâlâ’ya duyulan sevgidir. Yüce Allah tüm yarattıklarına ilahi sevginin tohumunu aşılamıştır. Bu sevgi sebebiyle insan kendini sever. İnsanın kendisini sevmesi hakikatte kendisini yaratanı sevmesi demektir. Çünkü insan, varlığının devamını ve kemalini sever. Bu da insanı Hak Teâlâ’nın sevgisine götürür. Kendisini ve Rabbini bilen, varlığının devamının ve kemalinin kendisinden değil onu yaratandan olduğunu bilir. İnsanı yoktan var eden, yaşatan, en güzel kıvamda şekillendiren; olgunlaşmaya, iyiliğe ve güzelliğe giden yolları gösteren Yüce Allah’tır. Yoksa insanın kendi başına ne varlığı olabilir ne de varlığının kemal ve devamı olabilir. Kendi başına var olan sadece Hak Teâlâ’dır. O’ndan başka her şey O’nun kuvvet ve kudretiyle vardır. Sevginin en üst derecesi Allah’ı bütün kalbiyle sevmektir. O’na ihlas ve samimiyetle bağlanmak ve kayıtsız şartsız teslim olmaktır.
Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Sizin amellerinize ve kalplerinize bakar. (Müslim, Birr, 34)
Kaynak: Diyanet Haber
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.