
Mütevazı kişi Allah tarafından yaratıldığının, içinde bulunduğu nimetlerin O’na ait olduğunun bilinciyle O’nun rızasını kazanmaya çalışan kimsedir. Kur’an’da bu kimseler şöyle tarif edilir: “Alçak gönüllüleri müjdele! Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen (musibet)lere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.” (Hac, 22/34-35) Tevazu sahibi kimse Allah’ın katında üstünlüğün ancak takva ile olduğunu bilir. Kimseyi küçümsemez. Hz. Peygamber, tevazuyu yaşayarak öğretmiş, oldukça sade bir yaşam sürmüştür. Ashabın ona aşırı övgülerde bulunmasını istememiştir. Kendisi için ayağa kalkılmasını hoş görmemiş, toplumun en fakir kesimiyle birlikte oturup kalkmış, yemiş içmiş ve insanları sıklıkla kibirden sakındırmış ve şöyle buyurmuştur: “Allah bana, mütevazı olup birbirinize karşı övünmemenizi ve birbirinize karşı haddi aşan davranışlarda bulunmamanızı vahyetti.” (Müslim, Cennet, 64)
• Ankara Meydan Muharebesi (1402)
• I. Dünya Savaşı başladı. (1914)
Kaynak: Diyanet Haber
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.