Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen XII. Yurtdışı Din Hizmetleri Konferansı’na katıldı.
“Tüm insanlığın barışı için asırlar boyu mücadele etmiş bir milletin fertleriyiz”
“Yurt Dışı Din Hizmetlerinde Bilgi ve Tecrübe Paylaşımı” temasıyla düzenlenen programda konuşan Başkan Arpaguş, “Bizler, yüce bir inancın, evrensel bir dinin mensuplarıyız. Geçmişten günümüze Hakk’ın, hakikatin, adaletin, merhametin ve güzel ahlakın sembolü olmuş bir medeniyetin müntesipleriyiz. Tüm insanlığın iyiliği, huzuru ve barışı için asırlar boyu mücadele etmiş bir milletin fertleriyiz.” ifadelerini kullandı.
Aziz milletimizin tarih boyunca İslam’a ve insanlığa çok önemli hizmetlerde bulunduğunu, sancaktarlığını ve bayraktarlığını yaptığını söyleyen Başkan Arpaguş, “İnsanlığı İslam’ın izzetiyle buluşturmak, ecdadımızın en önemli gayesi olmuştur. Bu kutlu yolda aziz milletimiz, asırlarca insanlığın vicdanı, kimsesizlerin kimsesi, ezilen, hor görülen, yakılan ve yıkılan insanların hamisi olmuştur. Tüm canlılara adalet, şefkat ve merhametle muamele etmeyi vazgeçilmez yegane ilke olarak benimsemiştir. Böylece gerek Müslümanların gerekse farklı inançlardan insanların hafızalarında silinmez izler bırakmıştır.” şeklinde konuştu.

“Milyonlarca Müslüman Türkiye Cumhuriyeti’ni bir umut ülkesi olarak görmektedir”
Ülkemizden binlerce kilometre uzakta bulunan Latin Amerika ülkelerindeki Müslüman kardeşlerimizin bu tarihi miras sayesinde bizleri bağrına bastığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:
“Ulaşamadığımız yerlerde insanlar bizleri beklemekte. Başkanlığımızın önemli hizmet bölgelerinden biri olan Afrika ülkeleri ile kardeşlik ekseninde kurduğumuz ilişkilerimiz, bir damla suya muhtaç insanların yardımına koşmamız, bu tarihi mirastan ve sorumluluk duygusundan kaynaklanmaktadır. Asya-Pasifik ülkeleri ile tesis ettiğimiz ilişkiler, bu köklü mefkûreden güç almaktadır.
Fergana Vadisi’nden Endülüs’e uzanan bu coğrafyada milyonlarca Müslüman, tarihin kaydettiği bu hakikat sebebiyle bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni bir umut ülkesi olarak görmektedir. Bu şerefli tarih, bu büyük miras, bugün Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya geniş bir coğrafyada soydaşlarımız ve kardeşlerimizle daha güçlü ilişkiler kurabilmek için bizlere güç vermekte ve yolumuzu aydınlatmaktadır.”
“İnsanlık, gözlerini her gün yeni bir acıya, kargaşaya ve trajediye aralamakta”
İnsanlık tarihinin en karmaşık, kaotik ve çok boyutlu krizlerine sahne olan bir dönemden geçtiklerini dile getiren Başkan Arpaguş, savaşların, katliamların, zorunlu göçlerin, açlık, yoksulluk, ırkçılık, ötekileştirme ve terör gibi sorunların dünyayı yaşanmaz hale getirdiği belirterek, “İnsan onurunu yaralayan, birlikte yaşama hukukunu yok eden, sosyal dokuyu parçalayan ve toplumları kutuplaştıran bu süreç, insanları güvensizlik, belirsizlik, korku ve ümitsizlik girdabına sürüklemektedir. İnsanlık, gözlerini her gün yeni bir acıya, kargaşaya ve trajediye aralamakta.” dedi.
“Merhametten yoksun toplumların huzur bulması mümkün değildir”
Başkan Arpaguş, bilim ve tekniğin olağanüstü ilerlediği bir dönemde tarihin en büyük krizlerinin yaşanıyor olmasının inançtan ve maneviyattan uzaklaşmanın bir neticesi olduğuna dikkati çekerek, “Haktan, hakikatten, hukuktan, adaletten ve en önemlisi merhametten yoksun toplumların huzur bulması, sağlaması, getirmesi asla ve asla mümkün değildir. İnsanlık, bugün inanç, hukuk, ahlak ve değer açısından büyük bir dejenerasyonla karşı karşıyadır. Ailevî sorunlardan sosyal çözülmelere, terör olaylarından küresel savaşlara, iklim değişikliğinden gıda krizine kadar insanlığı tehdit eden bütün olumsuzluklar, aslında inanç ve değerlere yabancılaşmanın bir neticesidir. Tüm bu sorunlar, çıkar ve menfaat tutkusunun hayata egemen olmasının, dünyevi ihtirasın ruhları esir almasının trajik bir sonucudur.” ifadelerini kullandı.
“Geleneklerinden uzaklaştırılan insanlar acı, yalnızlık ve yoksunluğa mahkûm edilmektedir”
İletişim araçları üzerinden yerleşik alışkanlıkların, inanç, ahlak, değer ve davranış kalıplarının hedef alındığını anlatan Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
“Değerlerinden, geleneklerinden uzaklaştırılan insanlar, benmerkezci bir anlayışla her geçen gün acı, yalnızlık ve yoksunluğa mahkum edilmektedir. Bu durum, insanlığın iyiliğini varoluş gayesi olarak belirleyen bir kurumun mensupları olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Özellikle son yıllarda yaşanan hadiseler, din hizmetlerinin fert ve toplum hayatındaki anlam ve önemini daha belirgin hale getirmektedir. İnsanlığın yeni arayışlara yöneldiği bu süreçte, bilhassa gençlerin ve çocukların, sahih dini bilgiye ve doğru dini rehberliğe duyduğu ihtiyacı mutlaka yerinde tespit etmemiz, görmemiz ve ona göre bir strateji geliştirmemiz elzemdir.”
“Bilgi, bilinç ve güzel ahlaka dayalı yeni pratikler geliştirmek zorundayız”
Başkan Arpaguş, İslamiyet ve Müslümanlar aleyhine yapılan karalama kampanyalarının hız kazandığına işaret ederek, “Dolayısıyla çağın getirdiği imkan ve riskleri dikkate alarak hizmet ve faaliyetlerimiz için etkin bir yol haritası belirlemek durumundayız. İslam’ın rahmet mesajlarını daha güçlü bir şekilde insanlara iletebilmek adına, çalışmalarımızı, planlı ve sistematik bir biçimde gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Bilgi, bilinç ve güzel ahlaka dayalı yeni pratikler geliştirmek zorundayız.” diye konuştu.
“Türkiye’nin lider ülke olarak sahneye çıkma gayretinin mazlumlar için umut ışığı olduğu yadsınamaz”
Her krizin, taşıdığı risk ve tehditlerin yanı sıra pek çok fırsatı da içerisinde barındırdığını anımsatan Başkan Arpaguş, “Türkiye’nin dünya siyasetinde lider ülke olarak yeniden sahneye çıkma gayretinin, bütün mazlumlar için bir umut ışığı olduğu günümüzde yadsınamaz bir gerçekliktir. Bu dönemde Diyanet İşleri Başkanlığımızın, Selçuklu ve Osmanlı geleneğinden tevarüs edip yüz yıllık tecrübesiyle mezcettiği kuşatıcı dinî bilgi birikiminin ne denli önemli olduğunun altını çizmek gerekir.” ifadelerini kullandı.
Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Başkanlığımız, din eğitimi ve din hizmetleri alanlarındaki tecrübe ve birikimlerini dünyadaki Müslüman toplumlarla paylaşmak, onlarla işbirliğini geliştirmek ve kalıcı ilişkiler tesis etmek üzere çok sayıda uluslararası toplantı düzenlemiştir. Bu toplantılar neticesinde dünyanın çeşitli yerlerindeki Müslüman azınlıklarla ilişkiler yeniden tesis edilmiş; pek çok ülkede yeni temsilcilikler açılmıştır. Başkanlığımız, bugün dünyanın en uzak bölgeleriyle, 100 civarında Müslümanın yaşadığı ada ülkeleriyle bile irtibat kuran küresel bir güç haline gelmiştir.
Bütün bu çalışma ve hamlelerimizin temel hedefi, tarihi ve kültürel ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin yanı sıra bütün insanlığın İslam’ın izzet ve şerefiyle buluşturulmasıdır. Bu toplantıyı yapmamızın arkasında da bu tarihi sorumluluk bilinci bulunmaktadır. Siz değerli meslektaşlarımızdan bu şuurla hareket etmenizi, hizmetlerinizi böyle bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmenizi istirham ediyoruz.”
“Tüm insanlığı kuşatacak bir üslup ve yaklaşımla hizmet üretmeliyiz”
“Ülkemizin ve Başkanlığımızın perspektifini dünya Müslümanlarına taşımak için her birimizin azami gayret göstermesi önemlidir. Taşıdığımız sorumluluk ve temsil ettiğimiz inanç, bizleri daha fazla çalışmaya, daha çok gayret göstermeye ve daha çok yorulmaya sevk etmelidir. Çünkü bizim insana, hayata ve dünyaya dair bir gelecek tasavvurumuz var ise bu çaba ve gayret kaçınılmazdır. Herkesin huzur ve güven içine yaşayabileceği bir dünya kurma ideali, bizim geçmişten geleceğe tevarüs ettiğimiz bir hakikatimizdir.” ifadelerini kullanan Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Dolayısıyla bulunduğumuz ülkelerde hem millet varlığımızı ve Müslümanları, hem de yerel halkı ve tüm insanlığı kuşatacak bir üslup ve yaklaşımla hizmet üretmeliyiz. İnsanları dinimizin evrensel değerleriyle buluşturmak, tanıştırmak, bu anlamda bir kamuoyu ve insanlığın ortak geleceğine dair bir ufuk oluşturmak için her fırsatı önemine binaen değerlendirmeye çalışmalıyız.
İnanıyorum ki doğru bilgi, etkili rehberlik ve güçlü temsil anlayışıyla yürütülecek hizmetler, hem gurbette yaşayan vatandaşlarımızın hem de ilgili ülke insanının zihin ve gönül dünyalarında kalıcı izler bırakacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, ‘Yurt Dışı Din Hizmetlerinde Bilgi ve Tecrübe Paylaşımı’ temasıyla gerçekleştireceğimiz XII. Yurt Dışı Din Hizmetleri Konferansımızın istifadeye medar olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Allah’a emanet olun.”
Programda, Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk’ün yanı sıra Avrasya Ülkeleri Daire Başkanlığı nezdinden yurtdışında faaliyet gösteren ve halihazırda görevde bulunan toplam 19 ülkeden 16 Din Hizmetleri Müşaviri ile 6 Din Hizmetleri Ataşesi de hazır bulundu.

– Temaslarda bulundu
Başkan Arpaguş, Özbekistan temaslarına Taşkent Başkonsolosu Serdar Deniz’i ziyaret ederek başladı. Ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Muzaffar Kamilov ile bir araya gelen Başkan Arpaguş, din hizmetleri hakkında görüş alışverişi yaptı.

Daha sonra İmam Buhari Uluslararası Bilimsel Araştırma Merkezi’ni ziyaret eden Başkan Arpaguş, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Kaynak: Diyanet Haber
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.