Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Şırnak’ta Valilik ve belediye tarafından Cudi Dağı Sefine bölgesinde düzenlenen “Hz. Nuh’u Anma Merasimi”ne katıldı.
Başkan Arpaguş, yaptığı konuşmada, insanlığın varlık aleminde özel bir konuma sahip olduğunu ve yeryüzünde ulvi bir gayesi olduğunu belirterek, “Cenab-ı Hak, bu gayeyi gerçekleştirmek üzere ilk insandan itibaren hak, hakikat, hikmet, merhamet ve güzel ahlak yolunda insanlığa rehberlik etmek üzere peygamberler göndermiştir. Hz. Adem (a.s.) ile başlayan bu nebevi silsile, Efendimiz (s.a.s.) ile sona ermiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), tüm peygamberlerin aynı silsilenin mensupları olduğunu haber verir bizlere. ‘Peygamberler, anneleri ayrı, babaları bir kardeşlerdir; dinleri de birdir’ buyurmaktadır. Bu yüzden aralarında hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün peygamberlere ve onların Allah’tan getirdiklerine inanmak, İslam’ın temel inanç esaslarından biri olarak emredilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Hz. Adem’den beri bütün peygamberlerin, Allah katında yegane din olan İslam’ı tebliğ ettiğine dikkati çeken Başkan Arpaguş, “İnsanları Allah’a ibadet etmeye, O’na karşı gelmekten sakınmaya çağırmışlardır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’deki ‘Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin diye vahiy etmişizdir’ ayeti, peygamberlik görevinin odağında tevhid inancının, İslamiyet’in yer aldığını göstermektedir.” şeklinde konuştu.
İnsanlığa bir şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen peygamberlerin, Allah’tan aldıkları mesajı sadece insanlara ulaştırmakla kalmadığını; tebliğ ettikleri ilke, ölçü ve değerleri bizzat yaşayarak numune-i imtisal olduklarını söyleyen Başkan Arpaguş, “Allah’a kulluktaki samimiyetleri, güzel ahlakları, yüksek karakterleri, dirayetleri ve haksızlık karşısındaki duruşlarıyla insanlığın ufkunu aydınlatmışlardır. Hemen hemen bütün peygamberler, apaçık delillerle ve mucizelerle gelmiş olmalarına rağmen muhatapları tarafından yalanlanmış ve çeşitli hakaretlere uğramışlardır. Her türlü çirkin ithama ve işkenceye maruz kalmışlardır. Ancak, hiçbir şey onları inandıkları değerlere sadık kalmaktan ve insanlığa örnek olmaktan alıkoyamamıştır.” ifadelerine yer verdi.

Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yüce Rabbimiz, ‘Şüphesiz onlar bizim katımızda hayırlı, seçkin kimselerdendir’ buyurmuşlardır. Bu bakımdan Kur’an-ı Kerim’de anlatılan peygamber kıssaları, insanoğlunun temel problemlerine çözümler sunan son derece gerçekçi reçetelerdir. Nitekim Kur’an-ı Kerim, peygamberlerin risalet görevleri boyunca karşılaştıkları zorlukları anlatmakta ve onların tevhit yolundaki mücadelelerinde ortaya koydukları tavrı insanlığa örnek olarak sunmaktadır. Peygamberlerden bazıları, Kur’an’da ‘sabırlı, gayretli ve kararlı kimseler’ anlamında ulü’l-azm peygamber olarak ifade edilmektedir. Bunlar Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed Mustafa’dır (s.a.s.)”
Hz. Nuh’un (a.s) ilahî vahyi insanlara tebliğ eden bir peygamber olduğunu hatırlatan Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
“Hz. Nuh (a.s.), kavminin arasında asırlarca kalmış ve tevhid mücadelesi vermiştir. İnsanları Allah’ın rızasına yöneltmeye, onları dünyanın sıkıntılarından ve ahiretin dehşetinden korumaya, kurtarmaya çalışmıştır. Ne var ki insanların çoğu onun davetinden ve tevhid çağrısından yüz çevirmiştir. Bunun üzerine Nuh (a.s.), Cenab-ı Hakk’a acziyetini arz etmiş ve büyük bir tufan vuku bulmuştur. Tufandan önce Allah’ın emriyle Hz. Nuh (a.s.) bir gemi inşa etmiş; iman edenleri gemiye bindirmiş; onların kurtuluşuna vesile olmuştur. Bu sebeple kendisi Nuh-i Nâcî sıfatı ile anılır olmuştur. Onun bir diğer vasfı da tufandan kurtulan mü’minlerle yeniden bir hayat kurulduğu için ikinci Adem’dir. Kaynaklarda belirtildiğine göre Nuh Tufanı’nın başlaması ile her taraf sular altında kalmış ve inkarcılar helak olmuştur. Daha sonra ilahi bir emir ile sular çekilmiş ve gemi Cudi Dağı’nda karar kılmıştır.”

“İnsanlığı yoran bütün problemler, peygamberlerin temsil ettikleri değerlerden uzaklaşmanın neticesidir”
Geçmişten bugüne insanoğlunun peygamberlerin rehberliğine tutundukça huzur ve esenlik bulduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, “Ondan uzaklaştıkça da aşırılıkların, krizlerin, bunalımların girdabında savrulup kaybolmuştur. Nitekim bugün insanlığı yoran ve hırpalayan hemen hemen bütün problemler, peygamberlerin getirdikleri hakikatlerden ve temsil ettikleri değerlerden uzaklaşmanın kaçınılmaz bir neticesidir.” diye konuştu.
Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ne yazık ki bugün dünyamız, yeniden bir cahiliye dönemi yaşamaktadır. Yolunu ve değerlerini kaybeden insanlık, yeniden zulmün karanlık girdabına sürüklenmektedir. Dolayısıyla geçmişte olduğu gibi bugün de insanlığın kurtuluşu, peygamberlerin yolunu ve rehberliğini benimsemekten geçmektedir. Bu noktada en büyük sorumluluk ise âlemlerin rabbine samimiyetle iman ederek son peygambere ümmet olmayı en büyük nimet sayan biz müminlere düşmektedir.
Bugün bizi kurtaracak olan gemi, yüce Kitabımızın hikmetleri ve hakikatleridir. Bizi kurtaracak olan gemi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıdır. Bizi kurtaracak olan gemi birlik ve beraberlik içerisinde hep beraber kardeş olabilmektir. Onun için her birimiz, İslam’ın hakikatlerini insanlıkla buluşturmak adına azami gayret göstermeliyiz. İnanç ve medeniyet köklerimizden alacağımız ilhamla yeryüzünün ıslahı ve insanlığın iyiliği için daha çok çalışmak ve gayret göstermek zorundayız.”
Herkesin barış içinde ve adalet zemininde temel hak ve özgürlüklere erişebildiği bir hayat inşa edilebilmek için insanlığın bu kutlu rehberliği benimsemesinden başka bir seçeneği olmadığını anlatan Başkan Arpaguş, “Bu bağlamda nübüvvet silsilesinin son temsilcisi ve alemlere rahmet olan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), getirdiği mesajlar, öğrettiği ilkeler ve temsil ettiği değerlerle insanlığın kurtuluşu ve yeryüzünde huzurun tesisi adına büyük bir imkandır. Zira geçmişte her türlü kötülüğün hakim olduğu, merhamet, erdem ve hikmetin kaybolduğu bir dünya, Sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) örnekliği ve rehberliğiyle kısa sürede asr-ı saadete dönüşmüştür. Peygamberimizin (s.a.s.) öncülüğünde zihin, fikir ve ahlak planında tarihin en büyük inkişafı yaşanmıştır. Onun (s.a.s.) rehberliğinde tevhidin ve güzel ahlakın egemen olduğu örnek bir toplum ve bir medeniyet inşa edilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarında nice peygamberin hatırası vardır. Bu topraklar peygamberler, veliler, erenler yurdudur. Bu kutlu mirası bilmek ve sahiplenmek, kalbimize, aklımıza, azmimize güç katacaktır. İnanıyoruz ki aynı inanç ve samimiyetle gayret ettiğimizde dünyamız daha güzel olacaktır. İnsanlık özlediği, beklediği huzura yeniden kavuşacaktır.”
Başkan Arpaguş, dua etti
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, konuşmasının ardından dua etti. Barışın sembolü olarak ellerde zeytin dallarıyla güvercin uçuruldu.
Hz. Nuh’un Gemisi’nin indiği yer olarak rivayet edilen tarihi taş kalıntıları arasındaki açık alanda da öğle namazı kılındı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, buradaki alanda beraberindekilerle saf tutarak namaz kıldı, dua etti. TBMM Başkanı Kurtulmuş’un, namazın ardından yapımı süren Sefine Hz. Nuh Nebi Camii inşaatına temsili olarak tuğla koymasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş dua etti.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Şırnak’ta Valilik ve belediye tarafından Cudi Dağı Sefine bölgesinde düzenlenen “Hz. Nuh’u Anma Merasimi”ne katıldı.https://t.co/Bgo45CUgtQ pic.twitter.com/YosrHRIW4K
— T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı (@diyanetbasin) July 5, 2026
Kaynak: Diyanet Haber
1
Sultanahmet Camii
683 kez okundu
2
Tokat’ta minikler yıl sonu sevinci yaşadı
339 kez okundu
3
Diyanet Gençlik Merkezi Sergisi büyük beğeni topladı
337 kez okundu
4
Türkiye dereceli öğrenciler müftülükte ödüllendirildi
320 kez okundu
5
Müftü Ayvaz, Diyanet izcileriyle bir araya geldi
308 kez okundu