
Yaklaşık bin yıldır Müslümanların birlik içinde secde ettiği müstesna mekânlardan Diyarbakır Ulu Camii, sadece bir ibadet yeri değildir. Bu eşsiz yapı aynı zamanda bilimin ve medeniyetin izlerini taşıyan kadim bir eserdir. 1091’de Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın emriyle inşa edilen cami, bölgenin fethinden sonra kiliseden camiye çevrilmiş ve zaman içinde birçok kez yeniden inşa edilmiş veya tamirat görmüştür. Şam Emeviyye Camii ile benzer plana sahip olan yapı, ince taş işçiliğiyle dikkat çeker. Ancak onu farklı kılan unsurlardan biri, avlusunda yer alan el-Cezerî’nin 900 yıllık güneş saatidir. Kendi çağının büyük mühendisi olan Cezerî, bu eseriyle zamanı ölçmenin ötesinde, bilginin ve keşfin ibadetle nasıl iç içe geçtiğini gösterir. Bu cami, Müslümanların hayatında ilmin ve ibadetin ayrılmaz bir bütün olduğunu hatırlatan eşsiz bir eserdir. Burada asırlar boyunca secdeler edilmiş, birlik beraberlik içinde ibadetler yapılmış, dualar edilmiş, aynı zamanda bilim de üretilmiştir.
…Sizin en hayırlılarınız da hanımlarına karşı en iyi davrananınızdır. (Tirmizî, Radâ, 11)
Kaynak: Diyanet Haber
1
Sultanahmet Camii
1778 kez okundu
2
Tokat’ta minikler yıl sonu sevinci yaşadı
1496 kez okundu
3
Müftü Ayvaz, Diyanet izcileriyle bir araya geldi
1491 kez okundu
4
Türkiye dereceli öğrenciler müftülükte ödüllendirildi
1467 kez okundu
5
Başkan Yardımcısı Demir, İzmir’de din görevlileriyle buluştu
1449 kez okundu